Borçtan Halâs Olmak (Kurtulmak) İçin

"Ey Rabbim! Helâl kıldıklarını bana kâfi kılarak haram
kıldıklarından beni muhafaza et, beni fazlınla Senden başkalarından
müstağni kıl!" (28)
"Sana bir duâ öğreteyim mi ki, onunla duâ edersen dağ kadar
borcun olsa Allah onu ödemeye muvaffak kılar. De ki ey Muâz:

"Ey mülkün mâliki olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verirsin,
mülkü dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini azîz kılarsın,
dilediğini zelîl kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen
herşeye kadirsin. Ey dünyâ ve âhiretin Rahmanı! Sen onu dilediğine
verirsin, dilediğine vermezsin. Beni, senden başkasının acımasından
müstağnî kılacak bir rahmet ile bana rahmet eyle." (29)
Borçlu olan kişi sabah namazından sonra üçyüz defa:

âyetini duâ niyyetiyle okumalı ve her yüz defanın sonunda:

diye duâ etmelidir. Böylece inayet-i ilâhiyyeye nâil olması
umulur.
:
Maîşet Darlığında
-"Maişet tedâriki zorluğuna düşen bir kimseyi evinden çıkdığı
zaman şöyle demekden men' edecek hiç bir şey yokdur:

"Canıma, malıma ve dînime bismillah. Ey Rabbim! Beni kazana râzı
kıl. Bana takdîr olunanı benim için bereketlendir, o hâle geleyim ki
te'hir olunanın ta'cilini, ta'cil olunanın da te'hirini istemeyeyim.
" (30)
-"Bana Cibril'in öğrettiğini sana öğreteyim mi? Çok cimri ve
kıskanç birine, yahud zâlim bir sultana, yahud fahşinden korkduğun
kötü bir borçluya işin düşdüğü zaman okursun:

"Ey Rabbim! Her şeye mutlak gâlib ve mutlak büyük ancak sensin,
ben de senin zayıf ve düşkün bir kulunum. Her türlü kudret kuvvet
ancak seninledir. Ey Rabbim! Fir'avn'i Musa'ya musahhar kıldığın
gibi filânı da bana musahhar kıl ve Davud'un elinde demiri
yumuşattığın gibi onun da kalbini yumuşat. O senin iznin olmadan bir
şey demez, onun nâsiyesi de, kalbi de senin kabza-i kudretindedir.
Senin senan yücedir ey merhamet edicilerin merhamet edicisi!" (31)
Seher vakti ve kabul duası
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-den rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem
-sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır;

"Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ her gece, gecenin son üçde biri
kaldığı sırada dünyâ semâsına nüzul eder ve şöyle buyurur: '' Bana
duâ eden var mı, duâsına icabet edeyim? İstediğini vereyim. Bana
istiğfar eden var mı, onu mağfiret edeyim? (1)
Bu hadîs-i şerîf, gecenin son üçde birinin vakti icabet olduğuna
büyük müjdelerle beraber delâlet etmektedir.
"Gece yarısında semânın kapıları açılır ve bir münâdî şöyle
seslenir: "Hiç duâ eden var mı, icâbet olunsun, bir şey isteyen var
mı verilsin, bir sıkıntıda olan var mı kurtarılsın. Her hangi bir
duâ ile duâ eden hiç bir müslüman yoktur ki Allah Teâlâ ona icabet
etmiş olmasın. Ancak şehveti için koşan zinâkâr kadınla ayyaş ve
işret ehli müstesna. " (2)
"Gecede bir saat vardır. Müslüman bir kulun dünyâ ve âhiret işinden
istediği her hangi bir hayır varsa ve duâsı o saate gelirse muhakkak
Allah ona dileğini verir. Bu her geçe vardır. " (3)
"Saatlerin efdali gecenin son kısmıdır." (4)
Üç kişi vardır ki onlar İblis'den ve askerlerinin şerrinden
masûndurlar:
1- Gece ve gündüz Allah'ı çok zikredenler,
2- Seher vakitlerinde istiğfar edenler,
3- Allah'ın haşyetinden ağlayanlar." (5)