Hilâl'i Görünce
Hilâli
gördükleri zaman Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

-"Ey
Rabbim! Bize bunu bereket ve îmân ile başlat, selâmet ve îmân ile
başlat. Ey Hilâl! Benim de senin de Rabbimiz Allah'dır." (49)
Yine
hilâli gördükleri zaman:

"Allah
büyüktür, Allah büyüktür, hamd Allah'a mahsustur, Allah'a
dayanmaktan başka kudret kuvvet yoktur. Allah'ım! Senden bu ayın
hayrından istiyorum, kaderin şerrinden ve mahşer gününün şerrinden
sana sığınıyorum. " (50)
Rüzgar Esince Okunacak Duâ
"Kuzey rüzgârı şiddetlendiği zaman Resûlullah:

"Ey Rabbim! Bu rüzgârla göndereceğin şeylerin şerrinden sana
sığınırım" derlerdi. (35)
Gök Gürleyince Okunacak Duâ
"Gök gürültüsünü işittiğiniz zaman Allah'ı zikrediniz, çünkü o
zikredene bir zarar vermez. Gök gürültüsünü işitdiğiniz zaman
Allah'ı tesbîh ediniz, tekbîr getirmeyiniz." (33)
"Şimşek ve gök gürültüleri işittiği zaman Resûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem-:

"Ey Rabbim! Bizi gadabınla öldürme, azabınla helak etme, bundan
evvel bize afiyet ver," derlerdi. " (34)
Gözünü Semâya Kaldırınca
Gözünü semâya kaldırdığı zaman Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve
sellem-:

"Ey kalbleri çekip çeviren! Benim kalbimi Senin tâa-tın üzere
sabit kıl." derlerdi. (48)
Yağmur Duâsı
Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- yağmur duâsına
çıkınca:

"Ey Rabbim kullarını içir, rahmetini yay, ölü beldeni dirilt."
derlerdi. (36)
Kanal Medyum Anu
Türkmenlerin eski dini
olan Tengrizm inanışıyla İslam inancının yoğrulmasından ortaya
çıkmış geleneksel bir kültür, sosyal bir etkinliktir. Batı
Anadolu’dan Doğu İskilip’te yaygın ve düzenli bir şekilde tertip
edilen yağmur duası törenleri ibadet olmakla birlikte, diğer
ibadetlere kıyasla toplumsal bir organizasyon niteliği taşımaktadır.
Bütün yurdumuzda olduğu gibi kuraklık zamanlarında
Kırşehir'in karıncalı köyündede yağmur duası yapılır.
Karıncalı Köyünde yapılan yağmur dualarında harman yerinde ayakta
dua namazı şeklinde saf tutulur. Namazdan önce 2 tane sığır kurban
edilir camiye yakın bir yerde büyük kazanlar kurulup etli bulgur
pilavı yapılır. Bu sığırların etide bu bulgur pilavında kullanılır.
Birkaç şekilde yapılan
dualar şu şekildedir.
Yağmur duasına çıkılacak gün, genellikle cuma günü,
Cuma namazından sonra başlar. Bütün köy halkı çoluklu çocuklu herkes
toplanarak köyün harman yerine çıkılır.İlahilerle Mevlut havasında
Ağıt şeklinde dua edilip yağmur yağdırılması için Allah;a
yalvarılır.Ayakkabılar çıkarılıp yere ters konur.Dua edilirkende
eller yere doğru açık yağmur yağma şekli alınır.Duadan sonra,Etli
bulgur pilavı topluca meydanda yenir.Ayrıca tencerelerle evlerede
dağıtılır.Köyün delikanlıları ölmüş bir at kafası bulup bunu su
bulunan bir Metruk (Kullanılmayan)derin kuyuya veya su akıntısı olan
bir yere atar.Ondan sonrada yağmur yağmaya çoğunlukla başlar.Eğer
yağmur çok yağarsa ,o at başı atılan metruk kuyudan veya su argından
çıkarılır.Karıncalıda bir yağmur duasından sonra köye felaket
derecesinde yağmur yağdı.Kuyuya atılan at başı bulunamadı o sene
Karıncalı'yı sel aldı.Uzun süre köyün delikanlıları kuyulardan at
başı aradı.
Çorum bölgesinden:Uğurlu olduğuna
inanılan 1300 ile 1500 metre yükseğindeki dağa DEVE kurban etmek
için çıkılır. Bu dağ, o bölgede YÜCELİK ifade eder. Örneğin İskilip
yöresinde bulunan 1350 metre yüksekliğindeki Deveci Dağına çıkılır.
Kuraklıkta halk arasında “Deveci Dağı deve istiyor”yorumları yapılar.
Büyük bir katılımla, dualarla deve kurban edilir. Hoca, dağda
bulunan yüksek bir kaya parçasının üzerine çıkar. Uzun ve siyah
cübbesini ters giyer, normal ibadette yapılan duanın tam aksine
ellerini yere doğru ters çevirir. Katılanlar da hocanın yaptığını
yaparlar. Dua ederler. Törenler coşkulu geçer.
Diğer bir şekilde; yağmur duasında
bazı kaynaklara göre 7l, bazı kaynaklara göre de 7l bin taş sayılır.
(Orta Anadolu’da 7l bin taştır.) Bilindiği gibi İslam öncesi Türk
inanışında kutsal “Yada” veya “Yeşim” taşından bahsedilir. Bu taşlar
alaları temsil eder. Hoca her bir taşa okur, üfler ve bir kenara
koyar. Tamamlandıktan sonra bu taşlar bir torbaya konulur ve
herhangi birisi tarafından suya atılır. Sihirli ve uğurlu olan bu
taşlar yağmurun yağışına vesile olur, bolluk ve bereket getirir.
Yağmur suları dağ ve dere eteklerine de birikerek gelir. Eğer yağmur
çok yağar da zarar verir hale gelirse evlerde, mahallelerde,
sokaklarda, baltanın keskin tarafı toprağa saplanır. Bu şekilde
yağmurun şiddetinin azalacağına inanılır