Ey mülkün mâliki olan Allahım! Sen mülkü
dilediğine verirsin, mülkü dilediğinden çeker alırsın.
Dilediğini azîz kılarsın, dilediğini zelîl kılarsın.
Hayır senin elindedir. Muhakkak sen herşeye kadirsin.
Ey dünyâ ve âhiretin Rahmanı! Sen onu dilediğine
verirsin, dilediğine vermezsin. Beni, senden
başkasının acımasından müstağnî kılacak bir rahmet ile
bana rahmet eyle.
Maîşet Darlığında
-"Maişet tedâriki zorluğuna düşen bir kimseyi evinden çıkdığı
zaman şöyle demekden men' edecek hiç bir şey yokdur:

"Canıma, malıma ve dînime bismillah. Ey Rabbim! Beni kazana râzı
kıl. Bana takdîr olunanı benim için bereketlendir, o hâle geleyim ki
te'hir olunanın ta'cilini, ta'cil olunanın da te'hirini istemeyeyim.
" (30)
-"Bana Cibril'in öğrettiğini sana öğreteyim mi? Çok cimri ve
kıskanç birine, yahud zâlim bir sultana, yahud fahşinden korkduğun
kötü bir borçluya işin düşdüğü zaman okursun:

"Ey Rabbim! Her şeye mutlak gâlib ve mutlak büyük ancak sensin,
ben de senin zayıf ve düşkün bir kulunum. Her türlü kudret kuvvet
ancak seninledir. Ey Rabbim! Fir'avn'i Musa'ya musahhar kıldığın
gibi filânı da bana musahhar kıl ve Davud'un elinde demiri
yumuşattığın gibi onun da kalbini yumuşat. O senin iznin olmadan bir
şey demez, onun nâsiyesi de, kalbi de senin kabza-i kudretindedir.
Senin senan yücedir ey merhamet edicilerin merhamet edicisi!" (31)
: